Umut kuşları

Umut Kuşları

Gün batımı, kasabanın üzerini turuncu ve morun en güzel tonlarıyla boyuyordu. Yağmur sonrası toprağın kokusu havayı sararken, eski taş köprünün üzerinde duran Ela, gözlerini ufuk çizgisine dikmişti. Kalbi, geçmişin yüküyle ağırlaşmış olsa da içinde filizlenen umudu hissedebiliyordu.

Ela, yıllar önce kaybettiği annesinin sözlerini hatırladı: “Kalbin kırıldığında, umut kuşlarını serbest bırak. Onlar seni yeniden bulur.” O zamandan beri ne zaman zor bir dönemden geçse, annesinin bu sözleri onun en büyük dayanağı olmuştu.

Kasabanın kenarındaki ormanda, yaralı bir kuş bulmuştu geçen gün. Kanatları çamura bulanmış, gözleri korkuyla bakıyordu. Ela, kuşu evine götürüp iyileştirmiş, sabırla onu beslemişti. Şimdi, kuş tamamen iyileşmiş ve uçmaya hazırdı.

Ela, ellerini gökyüzüne kaldırarak kuşu serbest bıraktı. Küçük yaratık, hızla havalanıp gökyüzünde süzülürken Ela’nın kalbinde bir şeyler hafifledi. Belki de umut, gerçekten de özgür bırakıldığında geri dönüyordu.

Evinin bahçesine dönerken, içindeki karanlığın yerini aydınlık bir huzur almıştı. Ela, annesinin haklı olduğunu biliyordu. Bazen umut, bir kuş kadar narin olsa da uçmasına izin verirsen, sana mutlaka geri gelirdi.

Saygılarımla,
Emrullahcitilx.com.tr


kategoriler: